25 Ekim 2009 Pazar

İç Ses Çık İçimden :)

Haftasonu yazı yazmayı sevmiyorum nedense...Bu eskiden kalma bir alışkanlık...Haftasonu yapacak çok iş var biriktirip yazarım mantığı...Halbuki uzuuuun bir süredir benim için haftaiçi ya da haftasonu olmasının bir önemi yok :)
Ama her ne hikmetse hala pazar günleri pazar olduğunu hissettiriyor....Ve hala pazar gününü sevmiyorum pek çok insan gibi...
Annemler cumartesi İstanbula gitti....Birilerini bensiz olarak İstanbula yollamak içimi burkuyor....Yılbaşından sonra ben de gideceğim inşallah...Sayılı gün geçer nasıl olsa dert etmemeliyim....
Cuma günü güzel şehrimin hiç gitmediğim yerlerine gittim...Şebnemle bir arkadaştan dönmek üzere otobüs beklerken ilk defa gördüğümüz ve güzergahını hiç bilmediğimiz ama varış yeri bizim orası olan bir otobüse denk geldik.....Binmeden önce şoförle güzergah hakkında uzuuun bir sohbet yaptıktan sonra şoförün gideceğiniz yere sonunda sizi götüreceğim sözü üzerine otobüse bindik :) Öyle yüksek yerlere çıktık ki Piri Reisin dünya haritasını çizmekte pek zorlanmadığını anladım zira elimde kalemim kağıdım ve biraz da yeteneğim olsaydı bir körfez haritası rahatlıkla çizebilirdim :)
Bulunduğumuz yerden gördüğüm manzara tam da haritalardaki İzmir Körfezi şeklindeydi :))Keyifli bir gezi oldu :))
Bu arada bir kaç takı daha yaptım...Biraz film seyretmeye çalıştım ama benim mi keyfim yoktu filmler mi çok sıkıcıydı hiçbirinin sonunu getiremedim ....
Yaklaşık bir aydır kulağım tıkalı....İçerden culk culk sesler geliyor...Ha açıldı ha açılacak diye beklerken daha beter oldu...Kendi sesimi içimden duymak artık beni çıldırtıyor...Bir çeşit iç ses :)) Ama gıcık bir iç ses :) Sonunda doktora gittim...Temizlenmesi gerekiyormuş birkaç gün gliserin damlatıp sonra temizleteceğim....Salı gününe kadar kendi sesimle yaşamak zorundayım....Arkadaşlarıma acıyorum nasıl tahammül ediyorlar bu gıcık sesime acaba ::))
Koca bir gün abur cubur yedim film seyretmeye çalıştım pazar takıntısı yaptım....Bu berduş halimden kurtulmak için banyoya girip kendimi dışarı atmam lazım....

21 Ekim 2009 Çarşamba

Benim Hallerim ....

Harika bir film seyredip (en azından benim için ) sonra o filmdeki bir karaktere saplanıp kalmak , sürekli onu düşünmek kişinin hasta olduğunu mu gösterir yoksa kişi bir eksikliğini bu karakterle mi tamamlar ?? Yoksa bu aslında tam bir ergen psikolojisi midir ki eğer öyleyse zeka yaşım mı düşüyor ??
Ay çok karışık ama galiba tam olarak ne istediğimi artık gerçekten biliyorum...En azından bu konuda :) Genelde ne istediğimi bilemeyen bir insanım....Aslında bildiklerim vardı ama sanırım harekete geçmekte biraz geç kaldım ya da pasiftim tam olarak bunu ayırt edemiyorum şu an...sonuç itibariyle geç kaldım....Hiç birşey için geç değildir ??!!Acaba ?! bazen oluyor işte....En azından fırsatlar kaçabiliyor...
Amaann ne yapayım...Kaçan fırsatlara hayıflanacağıma yeni gelenleri kaçırmamaya bakayım bari....(Ne çok en azından demişim :)
Bir filmden nerelere geldiğimden de anla ODAKLANAMIYORSUN!!!!!! :)))))Ne istediğimi biliyorum dediğim konudan eminim ama halaa :) Yazarken şunu farkettim , açıkça ifade edemiyorum :) üstü kapalı ...Kendime bir takım ip uçları bırakıyorum hatırlamak için :))
Nihayet Masumiyet Müzesine başladım ..Daha 80 sayfa kadar okudum...Ama bu kadarı yetti"Ne kadınmışsın be Füsun!!" demeye :) Heyt yani :) yazının başından da anlaşılacağı gibi evde bol bol film izliyorum bu aralar....Uyku düzenimi feci bozdum...3 lerde 5 lerde yatıp sabahları uyanamıyorum...Yani uyanmak istediğim saatte uyanamıyorum...Dün gece itibariyle uykumu düzene koymaya karar verdim ,başardım :))
Harika bir masa üstü resmim var :) Bir süreliğine koydum ama kendime söz verdim... Biraz eğlenip kaldıracağım :) Şimdilik bayılıyorum bilgisayar karşısında olmaya...
Allahım kafayı mı yiyiorum yoksa ?? :))

14 Ekim 2009 Çarşamba

:)

Çook şeyler yazasım var aslında .....Toparlayamıyorum bir türlü ...Gerekli gereksiz önemli önemsiz her şeyi kayıt altına almak istiyorum bu ara...
Dur bakalım zamanı vardır mutlaka....herşeyi tasarlayıp başlamam lazım ...Nedense ....

09 Eylül 2009 Çarşamba

öyle bir yaz....

Hava böyle kapalı olduğu zaman herzaman ki gibi canım hiçbirşey yapmak istemiyor....Koca yaz bitiyor ama ben yaza doyamadım ....Hala Kuşadasındayım...İzmire dönmek istiyorum....Her zamanki gibi hiçbir planım yok...İlk defa bu yaz için çeğitli planlar yaptım günlük eğlencelik...Hiçbirini uygulayamadım...Mutlaka bir aksilik oldu....aksilik yaratanlar oldu...
Bu yaz en çok yaptığım şey kitap okumak oldu...Normal performansımdan daha fazlasını yaptım...2 ayda 5 kitap okudum....Yaz için çok bir rakam ...Ben genelde yazları daha az okuyabilirim ....Aşk , Evrenden Torpilim var , Dejavu (filmi olan değil konu farklı herkes o mu diye sordu çünkü)En uzun gece , Eroinle dans...Şimdi ateşböceklerinin mevsimine başladım.... Daha da çok biriktirmişim bir sürü kitap var ...
Yaz sonuna doğru boncuk mevsimim başladı...Ufaktan ufaktan satmaya da başladım...siteden hiç satamadım ama elden yap sat fena sayılmaz :)
Şu an ailenin yaz kabusu yüzünden yazıyıy bitirmek zorundayım...Kardeşim eşşek kadar bir köpek getirdi eve ...Henüz yavru ama büyüyecek...Şu haliyle bile bir kazık...havlayıp duruyor ilgilenmem lazım.....

27 Haziran 2009 Cumartesi

M.J. Burukluğu....Acaip birşey.....

M.J.ölmüş dediler.....İnanamadım.....Tuhaf oldum...Çok acaip...Bu kadar sever miymişim ki dedim kendi kendime....Yani... Bilmem..Bütün albümlerini almıştım...Ortaokul lise hep onunla geçti...Bir de Madonna ....Her albümün çıkışını beklerdik...BlueJean diye bir gençlik dergisi vardı...Her sayısını alırdım...Haftalık bir dergi miydi yoksa aylık mıydı hatırlayamadım şu an ...Ama sayfaları Madonna ,Michael Jackson haberleri gözümün önünde...Hatta sayfaları çevirdikçe burnuma gelen kokusu bile şu an burnumun ucunda...
M.J. kliplerini beklerdim hep...Bir film gibi...Dansları...Kıyafetleri...Birine kısa paçalı pantolon giydirin beyaz çoraplar...Salın ortaya alakasız birine sorun kime benzemiş diye Michael Jakson der tereddütsüz :) Enteresan kıyafetleri kemerleri dansları gözümün önünde :)
Anladım ki hayatımın bir dönemine ait önemli birşeyi kaybettim ben...Üzüntümün tuhaf oluşumun aslında bir sebebi bu...Çocukluk gençkızlık dönemime ait önemli bir simge kaydı gitti...İnsanın hayatını birşekilde paylaştığı İlk aşklarını coşkularını şarkılarıyla yaşadığı biri kayboldu....Hiç yokmuş gibi...Lise yıllarıma tekrar dönemyeceğim gibi...Çok acayip....

24 Haziran 2009 Çarşamba

Bir cinnet herşeyi halleder :))

Çok keyifli başlayan bir gün oldu benim için yine bugün....Blogcu arkadaşlarımla (hatta artık arkadaşlarım değil dostlarım oldular) Kadıköy'de buluştuk ...Bir kitapevinin kafesi bizi ağırladı bu defa....Keyifli geçen buluşmanın ardından kitaplara daldık hep birlikte...Aldık aldık aldık....Kitapçıda satılan gazeteye karşılık bir de indirimimiz oldu :) Kitapçıdan sonra dağıldık.....
Eve geldikten sonra aldığımız gazeteye şöyle bir göz attım....Denizde temzilik yapmışlar...Dere ağzında birikenler temizlenmiş lastikten buzdolabına kadar pek çok şey çıkmış....Yooo şaşırmadım...Bir cinnet herşeyi halleder!!!!! Zira babacığımın da bundan yıllaaaarrrr önce benzer bir cinnet olayı olmuştu :)
Şöyleki : Renkli televizyonlar çıkalı birkaç sene olmuş....Siyah beyazlar da ikinci televizyon olarak hala kullanımda....Bizim siyah beyaz televizyon bozuluyor babam tamirciye götürüyor...Tamirci Kordonda....İzmir kordon :) Adam açıyor televizyonu evirip çeviriyor bakıyor tamir için bir rakam variyor babama...Verdiği rakamla yeni bir televizyon alırsın...o derece....babam sinirleniyor yahu o fiyata yenisini alırım bu nedir şu işin oluru yok mu diyor....olurdu olmazdı adam beş kuruş inmem ister yaptır ister at diyor....Babamda bu parayı sana vereceğime denize atarım diyor...
Adam lafın gelişi söylenen bir söz diye düşünüp umursamıyor...Amam babam kaptığı gibi televizyonu yolun karşısına geçiyor ve denize atıyor :) Adamların şaşkın bakışları arasında arabay binip eve geliyor :)Bir cinnet herşeyi hallediyor :))
İşte o yüzden bu haber beni hiiiçççç şaşıtmadı :))

10 Haziran 2009 Çarşamba

Kısmi sünnet eğlencesi :))))

Yazacak yerlerimin ağrısı geçti:) Bu da nasıl bir şımarıklıksa artık....Sanki kime ne ben yazsam ya da yazmasam :) bu aralar yine bir gidesim geldi zaten neresi olduğunu bilmediğim bir yere...Arada geliyorlar bana öyle .....Bazen nerde değilsem orda olmak istiyorum diye düşünüyorum...Ne bileyim karışık işte.....Halbuki ne keyifli ve hareketli bir hafta geçiriyorum...Pazar günü büyük adaya gittim teyzemlerle....Çok kalabalıktı.....Resmen başım döndü...Halbuki taa akşamüstü gittik.....Böyle olduğu zaman sevmiyorum....Aslında gidip bir kalasım var orda....Bir de bir sinek ordusu vardı şu minik çöp sineği gibi olanlardan bir yerde oturmanın imkanı yok...Biz zaten bir vitray sergisi için gitmiştik fazla durmadıık....Akşam 9 vapuruyla döndük.....Bizim vapur bile tıklım tıklımdı.....Vapurda iki seyyar satıcı bir müzikçi öğrenci vardı....Hepsiyle alışveriş yapıldı....Maksat bu vapur seyyarı geleneği yaşasındı :))
Pazartesi gecesi bizim kuzenlerden birinin doğumgünüydü...Akşam toplaşıp oraya gittik...Yedik içtik iyiki doğdun dedik güldük eğlendik.......gecenin konusu diğer kuzenin pipisiydi bir deyişle :)) Bizim çocuğun (bu arada kendisi 25 yaşında falan ) Üretral tıkanıklığı var...Bir haftadır işeme zorluğu çektiği için doktora gitti ....Çiş yolları tıkalı çıktı....Yarın ameliyat olacak....Ameliyat konusu müstehcen bir bölge olunca düştü dilimize tabi :))Ben bir ara gülmekten bayılıyorum zannettim....Kahkahalarım yollara taştı......
Kendiside zaten feysbuktan parti çağrısı yapmış yarın için hastaneye :)) Hatta etkinlik daveti göndermiş.....Gidenlerin pipisinde ayrı bir yeri olacakmış :)) Çok komik gerçekten....
Biz durumu daha eğlenceli kılmak için bugün Kadıköye gidip ona sünnet kıyafeti aldık....Pelerin asa maşallah ve tüylü şapkası :))
Yarın artık panayır yerine çevireceğimiz hastaneden bizi atmazlarsa günü kısmen orda geçireceğiz....................................